Sağlık Turizminde Öne Çıkan Ülkeler

Sağlık Turizminde Destinasyonların Önemi

Bir sağlık turisti, çeşitli nedenler ile başka bir ülkede tedavi olma kararını verdikten sonra, ilk olarak seyahat edeceği destinasyonu seçer. Bu seçimi yaparken, destinasyonun pek çok özelliğini gözden geçirir. Ayrıca çevresinde sağlık turisti olarak seyahat etmiş birileri varsa, onlardan da fikirler alır. En sonunda destinasyonuna karar verir ve klinik, hastane ve doktor arayışına başlar.

Sağlık turizmi destinasyonlarının özellikleri, bu bağlamda sağlık turizmi gelirlerine büyük ölçüde etki eder. Yani, yalnızca klinik, hastane veya doktorların harcadıkları eforlar bir destinasyonun itibarını yeterli ölçüde artıramaz. Öncelikle destinasyonun bir marka haline gelmesi, sağlık turistlerine çeşitli avantajlar sağlaması ve ayrıca sağlık sistemlerini her anlamda iyileştirmeleri gerekmektedir.

Ayrıca destinasyonların resmi kurum ve kuruluşları çeşitli düzenlemeler ile sağlık turistlerinin seyahatlerini kolaylaştırabilirler. Buna en büyük örnek vize işlemleri ile ilgili kolaylıklardır. Örneğin, bir sağlık turistinin göreceği tedavi 3 ay içerisinde 3 farklı ziyareti gerektiriyorsa, bu durumda sağlık turistine verilecek vizenin süresi bu duruma göre ayarlanıp, sonucunda sağlık turistinin her seferinde tekrardan vize işlemleri ile uğraşmasına engel olunmuş olur.

Sağlık turizmi destinasyonlarının sektördeki bir diğer önemi ise, resmi kurum ve kuruluşlar aracılığı ile yapılacak hamlelerin etki gücüdür. Örneğin, bazı gelişmiş ülkeler sağlık sistemleri nedeni ile pek çok hastaya gereken zamanda hizmet veremezler. Bu noktada, bu ülkeler çeşitli ihaleler açarak bu hastalara hizmet verebilecek ülkeleri ararlar. Bir sağlık turizmi destinasyonunun resmi kurum ve kuruluşlarının etkisi burada devreye girer. Çeşitli lobi faaliyetleri ve iyi ilişkiler sayesinde, bu destinasyonlar tek bir anlaşma ile oldukça büyük sayıda hastayı kendi ülkelerine yalnızca bir anlaşma ile getirebilirler. Bu sayede sağlık kuruluşlarının ve acentelerin yapacağı reklam faaliyetlerinde de bir tasarruf söz konusu olur.

Sağlık turizmi destinasyonlarının sahip olduğu bir diğer güç ise reklam ve tanıtım faaliyetleridir. Çeşitli bakanlıkların hedef ülkelerde yapacağı hem turizm hem de sağlık alanındaki yenilikleri ve avantajları tanıtan faaliyetler ülkenin markalaşmasına önemli ölçüde katkıda bulunur. Yine bir önceki paragrafta belirtildiği gibi bu sayede tek bir çalışma ile geniş bir kitleye ulaşılır ve sağlık kuruluşları ve acentelerin reklam ve tanıtım yükü azaltılmış olur.

Bütün bunların başlıca sebebi ise tabii ki, resmi kurumların sahip olduğu maddi güç ve tanınırlıktır. Sonuçta, gelişmiş bir ülkenin sağlık bakanlığı, sigorta şirketleri ya da büyük turizm acenteleri, karşılarında bir ülkenin resmi bir kurumunu gördüklerinde işi çok daha ciddiye alırlar. Bundan dolayı resmi kurumlar hem maddi hem de manevi olarak bir destinasyonun sağlık turizmindeki varlığına doğrudan etki edebilir ve destinasyonun markalaşmasında önemli bir rol oynarlar.

Sağlık turizmi destinasyonlarının önemi ortada. Bu destinasyonların iyi ve kötü yanlarını bilmemiz ise hem sektör hakimiyetimizi artıracak, hem de ülkemizi daha iyi yerlere taşıyabilmemiz için gerekli bilgi birikimine katkıda bulunacaktır. Dünyada ve Türkiyede sağlık turizmini ve sağlık sistemlerini inceleyelim.

Sağlık Turizminde Öne Çıkan Ülkeler

Sağlık turizmi özellikle internetin sunduğu imkanlar ve ülkelerin yaptıkları atılımlar ile, son 15-20 senede hızla büyüdü ve büyümeye de devam ediyor. Bu süreçte, bazı ülkeler doğru hamleler ile sağlık turizminde öne çıkan ülkeler haline geldiler. Peki, dünyada sağlık turizmi en çok nerede yapılıyor?

  • Türkiye
  • Hindistan
  • Güney Kore
  • Tayland
  • Amerika Birleşik Devletleri
  • Tayvan
  • Singapur
  • Almanya
  • Kosta Rika
  • Meksika
  • Malezya
  • Brezilya

Bu ülkeler, sağlık turizmi denildiğinde akla ilk gelen ülkeler. Ancak listede görüleceği üzere, bu ülkelerin bazıları gelişmekte olan, bazıları ise gelişmiş ülkeler. Peki, sağlık turizmini ivmelendiren en önemli etkenlerden biri maliyet avantajı iken gelişmiş ülkeler bu listede nasıl yer alıyor?

Sağlık turizmi, yaygın kanıya zıt şekilde yalnızca estetik, diş tedavileri ve saç ekimini kapsamaz. Aslında sağlık turizminin çeşitleri, bu tedavilerden çok daha fazlasıdır. Örneğin, pek çok insan Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan dünyaca ünlü kanser merkezlerinden bir tanesini ziyaret etmektedir. Bunun temel sebebi ise maliyet avantajı değildir. En gelişmiş kanser tedavi tekniklerini uygulayan bu merkez, ayrıca kanser üzerine sürekli araştırmalar yaparak yeni tedavileri de sürekli denemektedir. Bu durum, maliyet olarak çok daha yüksek olmasına rağmen, ABD dışında yaşayan ve kanser hastalığından muzdarip hastalar için bu merkezi cazip hale getirmektedir.

Sağlık turizmi destinasyonlarının öne çıkmalarının bir diğer sebebi de konumdur. Örneğin, bir İsrail vatandaşı, sağlık turizmi yapmak amacı ile seyahat etmeye karar verdiğinde, konum olarak İsrail’e yakın ülkeler ilk tercihlerinden biri olacaktır. Bundan dolayı, örneğin Orta Doğu ülkeleri için Türkiye, sağladığı sağlık ve turizm avantajları ile gözde bir ülkedir. Aynı şekilde Meksika, Brezilya ve Kosta Rika, ABD ve Kanada vatandaşlarının sağlık turizmi amacı ile sıkça ziyaret ettiği ülkeler arasındadır.

Bunların yanında, bazı ülkeler sağlık turistlerine bize çok da tanıdık gelmeyen hizmetler vererek bir marka haline gelmişlerdir. Bu duruma en büyük örnek Hindistan olarak gösterilebilir. Hindistan yalnızca genel geçer tedavi hizmetleri değil, ayrıca wellness turizmi olarak adlandırılan alanda çeşitli sağlıklı yaşam hizmetleri de verir. Bu hizmetler bazen çeşitli meditasyon yöntemlerini ve Ayurvedik Tıp denilen geçmişi çok eski zamanlara dayanan bir yöntemler bütününü kapsar.

Destinasyonları cazip hale getiren bir diğer etken de turistik değerdir. Tarihi ve kültürel mirası veya tatil olanakları ile bazı gelişmekte olan ülkeler sağlık turizminde doğal olarak öne çıkarlar. Buna en iyi örnek Türkiye olarak verilebilir. Orta Doğu ve Avrupa’ya yakınlığı, pek çok turistin halihazırda tatil yapmak için Türkiye’yi tercih etmesi ve sağlık sektöründe son yıllarda yaptığı atılımlar ile Türkiye, sağlık turizmi denilince akla gelen ilk ülkelerden biri olmuştur. Bugün bazı tedavilerde dünyanın en çok tercih edilen ülkesi Türkiye’dir.

Şimdi, sağlık turizminde öne çıkan ülkeleri, bu ülkelerin sağlık sistemlerini ve sağlık turizmine yaklaşımlarını inceleyelim.

1. Türkiye

Türkiye, özellikle coğrafi konumu, turistik imkanları, kültürel ve tarihi mirası ile uzun yıllardır turistlerin gözdesi konumunda. 2003 yılında hayata geçirilen Sağlıkta Dönüşüm Programı ile sağlık altyapısında yapılan iyileştirmeler, akredite edilmiş hastane sayısındaki artış ve sağlık turizmi düzenlemeleri ile Türkiye, sağlık turizminde liderliğe oynayan ülkeler arasına girmeyi başarmıştır.

Türkiye Sağlık Sistemi

Türkiye, Sağlıkta Dönüşüm Programından önce farklı sosyal güvenlik sistemlerinin aynı anda çalıştığı bir sisteme sahipti. Bu sistemler sırası ile SSK, Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Yeşil Kart olarak 4 adet ve farklı tip çalışanlara hitap ediyordu. Bunların yanında, dileyen kişilerin özel sağlık sigortası yaptırması da mümkündü. Sağlıkta Dönüşüm Programı ile bu 4 sistem tek çatı altında birleştirilmiş, Genel Sağlık Sigortası(GSS) kavramı ortaya çıkmış ve bir bütünlük sağlanmıştır.

Türkiye Sağlık Turizmi

Türkiye, özellikle coğrafi konumunun Asya-Afrika-Avrupa üçgeninin ortasında olması ve turistik imkanları ile sağlık turizmi sektöründe avantajlı bir durumdadır. Sağlık sisteminde yapılan düzenlemeler ile ülkenin tıbbi hizmet kalitesinin artması ve alanında uzman doktorlar yetiştirmesi ile sağlık turizminde öne çıkan ülkelerden biri haline gelmiştir.

Maliyet avantajı, Türkiye’nin sağlık turizminde sahip olduğu avantajlardan biridir. Pek çok tedavi, Amerika ve Avrupa ülkelerine göre çok daha düşük maliyetli olarak sunulmaktadır. Ulaşımın kolaylığı ve tatil imkanları ile bu durumun birleşmesi büyük bir potansiyeli de açığa çıkarmaktadır.

Türkiye, sağlık turizminde çeşitli yasal düzenlemeleri yaparak sektördeki payını büyütmeyi hedefleyen ülkelerden biridir. Ülkenin düzenli aralıklar ile oluşturduğu eylem planlarında sağlık turizmi tanıtımından uluslararası hasta birimlerinin kurulmasına, akreditasyon çalışmalarından hükümet seviyesinde diğer ülkeler ile özel anlaşmalara kadar pek çok noktaya vurgu yapılmıştır.

Türkiye, akreditasyon konusunda da diğer sağlık turizmi destinasyonları ile yarışan bir tutum içerisindedir. 2016 verilerine göre Türkiye’de bulunan 46 adet hastane JCI tarafından akredite edilmiştir.

Türkiye, ulusal anlamda da sağlık turizmi yapan sağlık kuruluşu ve acenteleri kapsayan belirli özel kurallar getirmiştir. Sağlık turizmi yapmak isteyen herhangi bir kuruluş Sağlık Bakanlığına başvuruda bulunarak sağlık turizmi yetki belgesi almalıdır.

Sağlık turizmi, döviz kazandırıcı hizmet ticareti olarak sayıldığından, Ticaret Bakanlığı tarafından verilen devlet teşviklerinin kapsamına girmektedir. Sağlık turizmi sektöründe faaliyet gösteren kurumlar neredeyse organizasyonlarının tüm aşamalarında devlet tarafından desteklenir.

Türkiye, sağlık turizminde hızla büyümekte ve her yıl 1 milyondan fazla sağlık turistini ağırlamaktadır.

2. Hindistan

Hindistan, nüfus açısından dünyanın en büyük ikinci ülkesi. Kalabalığı ile birlikte pek çok farklı dil ve kültüre de ev sahipliği yapıyor. Hindistan, refah ve sağlık sistemi açılarından pek çok ülkeden geride olsa da, sağlık turizmi için yaptığı yatırım ve hamleler ile öne çıkabilmiş bir ülke. Bunun yanında pek çok geleneksel tıp metodunun uygulanmasını da yasal çerçeveler içerisinde kabul etmesi ile birlikte Hindistan bugün sağlık turizmi pazarında önemli bir yere sahip.

Hindistan Sağlık Sistemi

Hindistan, eyalet sistemine sahip olduğundan, sağlık hizmetlerinin organize edilmesi görevi eyaletlere aittir. Ayrıca Hindistan, kamu ve özel olarak karma bir sağlık sistemine sahiptir. Her ne kadar Hindistan Devleti her vatandaşını kamu kuruluşlarında ücretsiz tedavi etmeyi amaçlasa da, pratikte bunu sağlayabilmiş değil. Bunun en büyük sebeplerinden biri de hem Hindistan’ın ekonomik durumu, hem de doktorların yaklaşık yüzde 80’inin özel sektörde çalışıyor olması. Refah seviyesi görece düşük olan Hindistan vatandaşları kamuda hizmet alamadıkları için şartlarını zorlayıp özel kuruluşlardan hizmet almaya çalışıyorlar.

Sağlık hizmetlerinin finansmanına bakacak olursak, Hindistan’da sağlık hizmetlerinin genellikle özel sektör tarafından finanse edildiğini görüyoruz. Kamu kuruluşları ise bu konuda yetersiz kalmakta. Dünya Sağlık Örgütü’nün(DSÖ) verilerine göre Hindistan, gayri safi yurtiçi hasılasının yalnızca yüzde 1.2’sini sağlık sektörüne ayırmaktadır. Bu açıdan Hindistan, dünyada 191 ülke arasında 184. sırada yer almaktadır.

Hindistan Sağlık Turizmi

Hindistan’daki sağlık sistemi problemli olsa da, kamu ve özel kuruluşların işbirliği ve hükümetin adımları sayesinde Hindistan sağlık turizminde ciddi bir başarı yakalamış durumda.

Bu noktada, sağlık turizmi ile ilgili yapılan yasal düzenlemelerin başında vize serbestisi geliyor. Sağlık turizmi amacı ile ülkeyi 2 ay içerisinde iki kez ziyaret edecek yabancıların yaşayabileceği olası vize kısıtlaması kaldırılmış durumda. Vize konusundaki bir diğer kolaylık ise varışta vize uygulamasıdır. Bu uygulama sayesinde sağlık hizmeti alma amacıyla ülkeye gelen ziyaretçiler Hindistan’a vardıkları zaman 30 günlük vize alabilmektedirler.

Hindistan, sağlık turizmi için yasal düzenlemeleri başlatan ilk ülkelerden biridir. Bu anlamda, Hindistan için sağlık turizminin potansiyelinin farkına varmış ilk ülkelerden biri de denebilir. Hindistan Devleti, yasal düzenlemeleri doğru yapabilmek adına McKinsey danışmanlık şirketinden hizmet almıştır. Bu çalışma sonrasında yapılan ilk hamlelerden biri bazı yasaların tekrar düzenlenmesi ve havaalanı altyapılarının geliştirilmesidir. 

Hindistan’ın yasal düzenlemeleri bunlarla sınırlı değildir. Genel geçer tedavilerin yanı sıra, Ayurvedik Tıp olarak da bilinen Hindistan’ın geleneksel ve tamamlayıcı tedavileri, yoga ve diğer wellness tedavileri Hindistan sınırları içerisinde yasal olarak verilebilmektedir. Bu durum, özellikle bu tarz tedavilere ilgi duyan yabancı ülke vatandaşlarının Hindistan’ı sıkça ziyaret etmesine vesile olmuştur.

Bahsedilen tüm yasal düzenlemelerin yurtdışındaki tanıtımları için sağlık turizminin tüm paydaşları koordine şekilde çalışmıştır. Bu sayede Hindistan, medikal turizmde dünyada ilk 10’da yer almayı başarmıştır.

3. Güney Kore

Güney Kore, yalnızca yarım asırlık bir ülke. Ancak bilime ve teknolojiye yaptığı yatırımlar ile dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri haline gelmiş durumda. Dünya çapında bilinen pek çok teknoloji markası mevcut. Güney Kore, son yıllarda sağlık turizmine de el atmış ve bazı projeler geliştirmiştir. Bu projelerden en önemlisi de, Jeju özerk bölgesini “Asya Sağlık Turizmi Merkezi” olarak konumlama projesidir.

Güney Kore Sağlık Sistemi

Güney Kore, özel sektör ağırlıklı olmak üzere ulusal sağlık sigortası ve bazı programlar ile karma bir sisteme sahiptir. Özel sektör toplam sağlık hizmetinin yüzde 90’dan fazlasını sağladığından, Güney Kore devleti özel sektördeki kurumlar ile anlaşmalar yaparak sağlık sigorta primi ödeyen vatandaşlarının tedavi görmesini sağlamaktadır.

Güney Kore, 1960-70’lerde başlattığı sağlık reformları ile doğumda beklenen yaşam süresini de önemli ölçüde artırmıştır. O yıllarda 54 olan beklenen yaşam süresi, 2018’e gelindiğinde 83’e çıkarak OECD ortalamasının üstünde yer almıştır.

Güney Kore Sağlık Turizmi

Güney Kore, sağlık turizminde önde gelen ülkelerden biri olmak çeşitli adımlar atmıştır. Bunlardan en önemlisi, Jeju Özerk Özel Eyaleti bölgesini Asya kıtasının sağlık merkezi haline getirmek için yaptığı çalışmalardır. Bu bölgede, tamamen sağlık turistlerinin geçirdikleri süreci kolaylaştırıcı çalışmalar yapılmaktadır. Örneğin, bölgeye çeşitli dilleri konuşabilen çevirmenler yerleştirilmiştir. Bu sayede, sağlık turistleri kendi dillerinde hangi hizmetleri almak istediklerini, tatil olanaklarını ve tedavi programlarını rahatlıkla belirleyebilirler. Ayrıca bu bölgeye yeni oteller yapılmış, bu sayede Jeju Eyaleti adeta bir sağlık tatil beldesi haline getirilmeye çalışılmıştır.

Bunların yanında, Jeju bölgesini ziyaret edecek sağlık turistleri için çok çeşitli vize kolaylıkları da sağlanmıştır. Örneğin, sağlık turistlerinin ihtiyaç duyması durumunda Güney Kore’de 4 yıla kadar kalabilmesinin önü açılmıştır.

Güney Kore, bilim ve teknolojiden elde ettiği gelirler ve bilgi birikimi sayesinde, yüksek teknoloji tıbbi hizmetleri sunmakta ve bu sayede pek çok ülkeden sağlık turistinin dikkatini çekmektedir.

Tüm bu çalışmalara rağmen, Güney Kore aslında sağlık turizminin potansiyelinin geç farkına varan ülkelerden biri olarak kabul edilebilir. Ağırlanan sağlık turisti sayısı hızla artmasına rağmen, 2018 yılında bu sayı yalnızca 380 bindir. Ancak, sunulan sağlık hizmetlerinin çeşitliliği, kalitesi ve kompleksliği yüksek olduğunda, her bir sağlık turistinden elde edilen ortalama gelir olarak iyi bir performans gösterildiği düşünülebilir.

Güney Kore, aynı bölgede bulunduğu Hindistan, Tayland ve Malezya gibi ülkelere göre fiyat dezavantajına sahip olsa da, sunduğu yüksek kalite tıbbi teknoloji ile sağlık turizminin önde gelen ülkelerinden biridir. Güney Kore, Medical Travel Journal tarafından 2018 ve 2019’da “Sağlık ve Medikal Turizm: Yılın Destinasyonu” ödülünü almıştır.

4. Tayland

Tayland, olağanüstü turizm olanakları, kaliteli tedavileri, tarih ve kültür mirası ve konukseverliği ile sağlık turizminde dünyanın lider ülkelerinden biridir. Tayland, kültüründeki güzel değerler ile sağlık hizmetlerini yüksek seviyede sunan, bundan dolayı da pek çok sağlık turisti tarafından tercih edilen bir ülkedir. Kültürüne kısaca göz gezdirecek olursak ilk karşımıza çıkan halk arasındaki yüksek tolerans limitidir. Tayland kültüründe başkalarına tolerans gösterme ve ikili ilişkilerde çatışmadan kaçınma çok önemlidir. Ayrıca insanları eleştirme ve kavga etme son derece kötü görülmektedir.

Tayland Sağlık Sistemi

Tayland’da sağlık hizmetleri veren kurumlar kamu, özel ve kar amacı gütmeyen kurumlar olarak 3’e ayrılabilir. Kamu hastaneleri kaliteli tıbbi hizmet sunuyor olsa da bazen yaşanan uzun bekleme süreleri nedeni ile pek çok hasta özel sektördeki sağlık tesislerini tercih etmektedirler. Bunun yanında, refah seviyesi düşük olan vatandaşlar için kar amacı gütmeyen bazı kuruluşlar sağlık hizmetlerinin sunumunda faaliyet göstermektedirler.

Tayland, bulunduğu bölgede en çok hastaneye sahip ülkedir. Yalnızca sağlık turizmi için hizmet veren pek çok hastane ve klinik de mevcuttur. Ülkede senede 1000 doktor yetiştiren 12 tıp fakültesi bulunmaktadır ve Tayland’daki pek çok doktor uzmanlık eğitimini Avrupa ve ABD’de alıp tekrar Tayland’a dönmüştür.

Doktor kalitesi olarak Tayland, pek çok ülkeden ileri bir konumda bulunmaktadır. Ülkedeki uzman doktor sayısı o kadar fazladır ki, görece basit ve uzmanlık gerektirmeyen muayene ve tedavileri çoğu zaman uzman doktorlar yapmak zorundadırlar.

Tayland Sağlık Turizmi

Tayland’ın sağlık turizmi macerası aslında 1970’lere dayanmaktadır. Bu tarihlerde batı ülkelerinden cinsiyet değiştirme ameliyatlarına gelen sağlık turistlerine hizmet vermiştir.

Tayland’ın sektördeki başarısı ise kalp ameliyatları, kozmetik cerrahi ve estetik tedavi gibi alanlardaki yüksek kalite, batı eğitimli ve dil bilgisi yüksek doktorları ve halkının misafirperverliği sayesinde yükselmiştir.

Tayland’ın sektördeki gelişiminde rolü olan bir diğer unsur ise 2000li yılların başında açılan Bumrungrad Hastanesidir. Dünyadaki en iyi 10 sağlık turizmi hastanesi arasında gösterilen Bumrungrad Hastanesi, her yıl yaklaşık 500 bini yabancı hasta olmak üzere toplamda 1 milyondan fazla hastayı tedavi ediyor.

Yüksek teknoloji ekipmanlar ile kaliteli bir tedavi sunması da Tayland’ı özellikle bulunduğu bölgedeki diğer ülkelerden öne çıkarıyor. Örneğin Hindistan 2007’de 450 bin yabancı hastaya hizmet vermişken, bu sayı Tayland’da yaklaşık 1.2 milyondur.

Tayland, akreditasyon çalışmalarına da en erken başlayan sağlık turizmi destinasyonlarından biridir. 2002 yılında başlayan çalışmalar ile pek çok hastane JCI tarafından uluslararası olarak akredite edilmiştir. Bunun yanında ulusal akreditasyon çalışmaları da hizmet kalitesinin sürdürülebilirliğini artırmaktadır.

Tayland, konukseverlik konusunda diğer ülkelere örnek olacak bir yapıya sahiptir. Tayland’daki bazı hastanelerde, ülkelere göre özel hazırlanmış yerler bulunur. Örneğin, Japonya’dan gelen bir sağlık turisti, hastanenin Japon vatandaşları için hazırladığı yerde kendi alışageldiği bir ortamda tedavi edilir. Fiziksel şartların yanı sıra hastane personeli de sağlık turistinin kendi ülkesinde alıştığı şekilde hizmet alabilmesini sağlar.

Tayland’daki pek çok doktorun uzmanlık eğitimlerini ABD ve İngiltere gibi ülkelerde almış olması da Tayland’ın sağlık turizminde ivme kazanmasının nedenlerinden biridir. Bu sayede pek çok hasta kendi dilinde konuşan bir doktordan tedavi almanın rahatlığını yaşayabilirler.

Tayland, sağlık turizmi gelirlerine bakıldığında dünyada ilk 5’in içerisindedir. Ancak ülkelerin sağlık turizmi giderlerine baktığımızda Tayland, dünyada ilk 25’in bile içerisinde değildir. Bu durum Tayland’ın doğru bir gelir gider dengesi kurduğunu ve sağlık turizminden yüksek ölçüde kar ettiğini gösterir.

5. Amerika Birleşik Devletleri

ABD, sağlık turizminde genellikle hasta getiren değil, hasta gönderen konumdadır. ABD’nin sağlık turizminde tercih edilme sebepleri genellikle yüksek kalite ve sağlık sektöründeki nitelikli insan gücüdür. Bunun yanında ABD, pek çok tedavide dünyanın en iyi merkezlerine sahip olması ile de ün kazanmıştır. Ancak buna rağmen, yüksek maliyet ve bekleme süreleri nedeni ile pek çok ABD vatandaşı her sene sağlık hizmeti almak için başka ülkelere seyahat etmektedir.

ABD Sağlık Sistemi

Amerika Birleşik Devletleri, sağlık sisteminde birbirleri ile bazen birlikte, bazen de birbirlerinden bağımsız çalışan birden fazla sisteme sahiptir denilebilir. ABD’de uzun yıllar boyunca devlet eliyle kontrolün eksik kalmasından kaynaklı olarak maliyetler aşırı şekilde yükselmiş, gelir eşitsizliğinin de artışı ile pek çok insan sağlık hizmetlerinden mahrum kalmıştır. Geçtiğimiz 10 senede yapılan bazı reformlar ile sistem geliştirilmeye çalışılsa da, henüz istenen seviyeye gelememiştir.

ABD’de sağlık sisteminden pek çok vatandaş şikayetçidir. Bunun en temel sebepleri ise sigorta primlerinin aşırı yüksekliği, maliyetlerin aşırılığı ve uzun kuyruklara sebep olan bekleme süreleridir. Bu sebeplerden dolayı ABD sağlık sistemi dünya genelinde de kötü bir üne sahiptir.

Bu faktörlerden ötürü pek çok ABD vatandaşı sağlık hizmetleri alabilmek için yurtdışına seyahat etmeyi tercih etmekte, ancak ve ancak refah seviyesi yüksek insanlar ABD’de rahat bir şekilde ve istedikleri gibi sağlık hizmetleri alabilmektedirler.

ABD Sağlık Turizmi

ABD sağlık turizmi ile ilgili aslında önemli bir geçmişe sahiptir. Sahip olduğu şifalı su kaynakları 1600’lerden beri çeşitli Avrupa ülkelerinden gelen gezginler tarafından ziyaret edilmektedir. 1990’lara gelindiğinde ise SPA merkezleri yaygınlaşarak wellness turizmi önemli ölçüde büyümüştür.

ABD sağlık turizmi gelirlerini artırmaktan daha çok, yurtdışında tedavi almak isteyen vatandaşlarının sayısını azaltmaya yönelik çalışmalar ve araştırmalar yapmaktadır.

Bunun yanında, ABD sağlık turizmi gelirlerinin çoğunluğunu kaliteli tıp merkezleri ile dünyada adından söz etmiş araştırma merkezlerine borçludur. Ayrıca akreditasyon süreçlerinin de bunda etkisi büyüktür. ABD, JCI tarafından akredite edilmiş sayısız hastaneye sahiptir. Bu sayede verdiği sağlık hizmetlerine de dünya çapında güven duyulmaktadır.

6. Tayvan

Tayvan, pek çoğumuz bilmese de başarılı bir sağlık sistemine sahip ve sağlık turizminde öne çıkan ülkelerden biri. Bu alanda öylesine başarılı ki, The Economist dergisine göre dünya çapında sağlık değerlendirmelerinde ikinci sırada. Aynı zamanda dünyanın en iyi 200 hastanesinden 14’ü Tayvan’da bulunuyor. Tüm bunlara bir de kültür ve tarih mirası ve doğal güzellikleri eklenince, Tayvan’ın sağlık turizminde başarılı olması kaçınılmaz hale geliyor.

Tayvan Sağlık Sistemi

Tayvan, Asya Pasifik bölgesindeki en zengin ülkelerden biridir. Bu zenginliği, yirminci yüzyılın sonlarına doğru hızlı bir şekilde elde etmiştir. Buna rağmen, nüfusun bir kısmı yeterince zenginleşemediği için, pek çok vatandaş başlangıçta sağlık sigortasına sahip olamamıştır. Bu nedenle Tayvan, sıfırdan bir sağlık sistemi oluşturma amacı ile çeşitli çalışmalar başlatmıştır.

Gelinen noktada, pek çok çalışma sonucunda Tayvan’ın nüfusunun neredeyse tamamı sağlık sigortasına sahip olmuştur. Bu sayede, en zengininden en yoksuluna kadar tüm vatandaşlar sağlık hizmetlerine ulaşabilmiştir. Başlangıçta Tayvan hükümeti sağlık hizmetlerinin büyük bir kısmını kamu kuruluşlarının vermesini hedeflese de, özel sektörün hızlı büyümesine engel olamamıştır. Sonuç olarak, hem özel sektörün hem de kamunun yer aldığı, aynı zamanda alınan maaşlara göre adil bir sigorta sistemi ile neredeyse tüm vatandaşlara hizmet verilen bir sağlık sistemi oluşturulabilmiştir.

Tayvan Sağlık Turizmi

Tayvan, sağlık sistemi ile ilgili çalışmalara nispeten geç başladığı için sağlık turizminde henüz yeni, fakat büyük bir potansiyele sahip bir ülkedir. Sağlık turizminde yeni olması, hükümetin sektöre olan müdahalesini artırmıştır. Bu bağlamda hükümet sürekli Tayvan ile aynı bölgede bulunan Singapur, Tayland ve Hindistan ile rekabet etmenin yeni yollarını aramaktadır.

Tayvan, sağlık turizmi için pek çok avantaja sahiptir. Kaliteli tıbbi bakım, düşük maliyetler ve turizm olanakları ile adından söz ettiren bir ülkedir. Bunların yanında, Tayvan istikrarlı siyasi ve sosyal iklime sahip olması ve rahat ulaşımı ile sağlık turistlerinin gözdesi olmaya adaydır. Ayrıca, güçlü bir sağlık sigorta sistemi kurması ile sağlık hizmetlerini ulaşılabilir ve kaliteli yapması da uluslararası alanda ününü artırmaktadır. Bunun en büyük örneği, The Economist dergisinin yaptığı sıralamadır. Derginin dünyanın en sağlıklı ülkeleri sıralamasında Tayvan, ikinci sırada yer almıştır.

Tayvan, sağlık turizminde yer alabilmek adına akreditasyon çalışmalarına da önem vermiştir. Bu bağlamda Tayvan’daki 13 hastane JCI tarafından akredite edilmiştir. Bunun yanında, Tayvan iddialı olduğu tedavilerde ülkenin tanıtımını yapabilmek adına havaalanında uluslararası tıbbi hizmet kontuarı kurmuştur. Bu kontuarda sağlık turistlerinin işini kolaylaştıracak hizmetler verilmektedir.

7. Singapur

Singapur, aynı Tayvan gibi özellikle son zamanlarda zenginleşmiş bir ülkedir. Yoksul ve fakir bir ada ülkesi iken, artık uluslararası bir ticaret, finans ve ulaşım merkezi haline gelmiştir. Bu başarıyı sağlık sektöründe de göstermiştir. Sahip olduğu modern tıbbi teknolojiler, alanında uzman doktorları ve kaliteli sağlık hizmetleri ile Singapur, sağlık turizminde öne çıkan ülkelerden biridir.

Singapur Sağlık Sistemi

Singapur, tüm temel sağlık hizmetlerine herkesin ulaşabilmesi gerekliliğini savunmaktadır. Bu bağlamda Sağlık Bakanlığı sistem üzerinde yasa yapıcı, kural koyucu ve denetleyici role sahiptir. Singapur’da özel sektör toplam sağlık hizmetinin yaklaşık yüzde 80’ini sağlamaktadır. Yani sağlık sektöründe özel kurumların katkısı oldukça yüksektir.

Singapur sigorta sisteminde risk paylaşımı yoktur. Devlet, tedavilerin yüksek bir oranını karşılamaktadır. Bunun yanında kalan miktarın karşılanmasının üst limiti kişinin kendi ödediği prim ile doğru orantılıdır.

Bu gelişmeler, Singapur sağlık sisteminin hizmet anlayışını iyileştirmiş ve pek çok kritik hastalıklardaki sağlık göstergelerini iyileştirmiştir.

Singapur Sağlık Turizmi

Singapur, az sayıda doğal kaynağa sahip olmasına rağmen, konumlandırmasını çok iyi yaparak önemli bir turizm merkezi haline gelmiştir. Bu durum, gizlilik, güvenlik ve kaliteli tıbbi tedaviler ile birleşince, özellikle son yıllarda çevre ülkelerden yüzbinlerce sağlık turisti Singapur’u ziyaret etmiştir. Singapur, zengin Ortadoğu ülkeleri ile yaptığı hükümet düzeyindeki anlaşmalar ile ağırladığı sağlık turisti sayısını artırmayı hedeflemiştir.

Singapur, sağlık turizmini geliştirmek ve tanıtmak amacı ile tıbbi teknolojilere büyük yatırımlar yapmıştır. Sağlık teknolojileri alanında faaliyet gösteren dünyanın en büyük 10 şirketinin Güneydoğu Asya bölge merkezleri Singapur’dadır. Singapur ayrıca sağlık teknolojileri alanında çalışan pek çok start-up firmasına da destek vermektedir.

Komşu ülkelerle kıyaslandığında, Singapur’un tedavi maliyetleri nispeten daha yüksektir. Singapur bu dezavantajı tedavi kalitelerini artırarak bertaraf etmeye çalışmaktadır.

Singapur, yenilikçi tedavi teknolojilerinin yanı sıra pek çok SPA ve wellness merkezine de sahiptir. Ayrıca ileri yaş ve engelli turizmi için de pek çok proje geliştirilmekte ve yeni merkezler kurulmaktadır.

Singapur, sağlık turizmi pazarlamasına da önem vermektedir. Pazarlama, 3 stratejik hamleye ayrılır. Bunlar, markalaşmaya katkıda bulunacak iyi bir Singapur hikayesi anlatmak, doğru kitleleri hedeflemek ve sunumu geliştirmektir. Bu bağlamda Singapur, sektörde rol alan pek çok kişiye sağlık turizm eğitimleri vermektedir.

Singapur, sağlık turizminde yükselişte olan ülkelerden biridir. 2000 yılında sadece 150 bin sağlık turisti ağırlayan Singapur, bu sayıyı 2014 yılında yaklaşık 1 milyona çıkarmıştır.

8. Almanya

Almanya’nın bu listede bulunması kimilerini şaşırtabilir. Ancak Almanya, niş bir sağlık turizmi pazarına sahiptir. Yıllar içerisinde sağlık hizmetlerine ve teknolojilerine yapılan yatırımlar, Alman ilaç sektörünün ismini duyurması ve doktor kalitesi ile Almanya, sağlık turizminde dikkat çeken ülkelerden biridir.

Almanya Sağlık Sistemi

Almanya, dünyada sosyal devlet anlayışı ile ünlü olmuş ülkelerden biridir. Almanya, sağlık sisteminde Bismarck modeli olarak da bilinen yapıyı kullanır. Yani, sağlık sistemi yalnızca zorunlu ücrete dayalı primler ve sosyal sigorta fonları ile finanse edilmektedir. Bu yaklaşım maliyetleri yükseltmesi ile birlikte en pahalı yaklaşımlardan biridir. Ancak bu model, tıptaki en iyi uygulamaların yaygınlaşmasına da yardımcı olur. Almanya, sahip olduğu yüksek refah seviyesi sayesinde bu pahalı yaklaşımı kullanabilmiş ve bu sayede dünyadaki en yüksek teknolojiye sahip sağlık sistemlerinden birine sahip olmuştur.

Almanya, sahip olduğu sağlık sisteminin yüksek maliyete sahip olması nedeni ile, gideren artan miktarlarda sağlık hizmetleri ithalatına maruz kalmıştır. Yani pek çok Alman vatandaşı her sene başka ülkelere sağlık turisti olarak seyahat etmektedir.

Almanya Sağlık Turizmi

Almanya, bu yazıdaki diğer ülkelerin pek çoğunun aksine, daha niş bir sağlık turizmi pazarına sahiptir. Yani, Almanya’ya gelen sağlık turistlerinin pek çoğunun motivasyonu düşük maliyetler ve turizm olanakları değildir. Almanya daha çok yüksek kaliteli tıbbi hizmetleri sayesinde sınırlı bir kesim tarafından tercih edilir. Almanya, sağlık turizminin önündeki bürokratik engellerin aşılması adına bazı çalışmalar yapmaktadır.

Almanya, özellikle Avrupa içerisinde spa ve wellness merkezleri ile ünlenmiştir. Ülkede pek çok sayıda kalifiye sağlık uzmanı bulunmaktadır ve bazı kronik hastalıklara yönelik rehabilitasyon ve medikal önleme çalışmaları yürütülmektedir.

Almanya’nın sağlık turizminde tercih edilmesinin bir diğer nedeni de, bünyesinde barındırdığı ve dünyanın tüm ülkelerinde mevcut olmayan bazı tedavilerdir. Yeni tıbbi teknoloji ve tedavilerden bazıları pek çok ülkede bulunmaz. Bu durumda pek çok hasta, özellikle hayatlarını tehdit eden ciddi rahatsızlıklar geçirdiklerinde Almanya’yı ziyaret etmeyi seçerler.

Almanya’nın bir diğer özelliği ise yüksek gizlilik ve güvenlik standartlarına sahip olmasıdır. Bu sayede, bu konulara önem veren ve refah seviyesi nispeten yüksek olan pek çok hasta Almanya’yı tedavi olmak için tercih etmektedirler.

9. Kosta Rika

Kosta Rika, kilometrelerce uzanan plajları, doğal güzellikleri ve güvenli şehirleri ile özellikle Amerika kıtasında en çok tercih edilen turizm destinasyonlarından biridir. Konum avantajı, uygun fiyatlı tedavileri ile Kosta Rika, sağlık turizminde ciddi bir çalışma yapmamasına rağmen öne çıkan ülkelerden biridir.

Kosta Rika Sağlık Sistemi

Kosta Rika, sağlık hizmetlerini sosyal sağlık olarak ele aldığı için devlet eli ile sağlık sektörü finansmanını kontrol etmektedir. Sağlık sektörü, özel ve kamu olarak ikiye ayrılır ve kamu sağlığının finansmanı Sosyal Güvenlik Fonu tarafından yürütülmektedir.

Kosta Rika Sağlık Turizmi

Kosta Rika sağlık turizminde yeni bir ülke ülke değildir. 1980’lerden itibaren özellikle kozmetik tedavilerde sağlık turistlerini ağırlamaya başlamıştır. Ülkenin sağlık turizminde sağlam bir yükseliş sağlaması ise 1990’larda ülkede bulunan bazı plastik cerrahlar sayesinde olmuştur. ABD’de eğitim görmüş bu cerrahlar, sağlık turistlerinin ilgisini çekebilmek için ABD’deki bağlantılarını kullanmaya başlamışlardır.

Kosta Rika, sağlık turizminde faaliyet gösteren sağlık tesisleri ve aracı kuruluşların işlerini kolaylaştırmak, yurtdışında çeşitli tanıtım ve reklam faaliyetleri yapmak ve sağlık turizmi ile ilgili yasal düzenlemeleri hazırlamak için çeşitli kurumlar ve dernekler kurmuş ve aynı zamanda bu alanda faaliyet gösteren bazı özerk ve kar amacı gütmeyen kuruluşlara destek vermiştir.

Kosta Rika aynı zamanda hem ulusal, hem de uluslararası akreditasyonlara önem vermektedir. JCI tarafından akredite edilmiş 2 adet hastaneye sahip olan ülke, diğer uluslararası akreditasyon kuruluşları tarafından da akredite edilmiş hastanelere sahiptir.

Tüm bu çalışmalara rağmen, Kosta Rika’nın sağlık turizminde yakaladığı başarının sebepleri aslında farklıdır. Birincisi, Kosta Rika’da İngilizce ve İspanyolca yaygın şekilde konuşulmaktadır. İkincisi de konumu itibari ile ABD, Kanada ve Güney Amerika ülkelerine yakındır. Ayrıca Asya kıtasındaki sağlık turizmi destinasyonları ile karşılaştırıldığında, bir Avrupa ülkesi vatandaşı için daha uygun bir konumda bulunmaktadır.

Tüm bu sebepler bir araya geldiğinde, Kosta Rika, sağlık turizminde başarılı ülkeler arasında yer almıştır. Kosta Rika, medikal turizm gelirleri baz alındığında, dünyada ilk 10’da yer almaktadır.

10. Meksika

Meksika sağlık turizminde adını duyurmaya başlayan ülkelerden bir tanesi. Bünyesinde barındırdığı sayısı turizm olanağı ve doğal ve tarihi güzellikler ile birlikte sağlık sistemini de iyileştirmeye çalışan Meksika, özellikle konum avantajından dolayı Amerika kıtasındaki pek çok sağlık turistinin ilgisini çekiyor.

Meksika Sağlık Sistemi

Meksika sağlık sistemi, 3 parçalı bir yapıya sahiptir. Bu yapıların ikisi kamuya, biri de özel sektöre de bağlıdır. Yani sağlık sistemi finansmanı bu üç kurum tarafından gerçekleştirilmektedir. Ülkenin yüzde 95’i kamudan, yüzde 5’i ise özel sektörden sağlık hizmeti almaktadır.

Meksika sağlık sisteminde bulunan bu 3 yapıdan kamuya bağlı olan ikisi, kendi içlerinde yine pek çok parçaya ayrılmaktadır. Bu ayrışmadan ötürü, halkın farklı kesimleri birbirlerinden çok farklı sağlık hizmetleri almaktadırlar. 

Meksika’nın sağlık sistemini yöneten kurum sağlık bakanlığı olmasına rağmen, eyaletlerde bulunan sağlık sekreterlikleri pek çok konuda söz sahibidir.

Meksika Sağlık Turizmi

Meksika, sağlık turizminin yalnızca sağlık bakanlığı tarafından yapılacak çalışmalar ile geliştirilemeyeceğini anlayarak pek çok bakanlığı ve kurduğu sağlık turizmi ile alakalı kuruluşları sürece dahil etmiştir. Bu bakanlık ve kuruluşlar, aktif olarak sağlık turizminin tanıtımı, pazarlaması ve önündeki engellerin kaldırılabilmesi için çalışmalar yapmaktadırlar.

Sağlık turizmi, Meksika’nın gelirlerinin yüzde 10’unu oluşturmaktadır. Bu oran, sağlık turizminde öne çıkan diğer ülkelere göre daha yüksektir. Bundan dolayı, Meksika sağlık turizminin geliştirilmesine ve büyütülmesine bir bakımda ihtiyaç duymaktadır.

Meksika’nın sağlık turizmi için yaptığı en önemli adımlardan biri hastanelerini uluslararası akreditasyon kuruluşlarına akredite ettirmektir. Meksika’da JCI tarafından akredite edilmiş 7 hastane bulunmaktadır. Bunun yanında Meksika, özellikle ABD’de bulunan sigorta şirketleri ile anlaşmalar yaparak ülkenin sağlık turizminde tanıtımını yapmayı planlamıştır. Bu anlaşmalar henüz önemli miktarlarda olmasa da, ilerleyen yıllarda etkisini net bir şekilde göstereceği açıktır.

Sağlık hizmetlerinin kaliteli ve ucuz olması, konumu itibariyle ABD ve Kanada’daki sağlık turistlerinin ilgisini çekmesi ve turizm olanakları sayesinde Meksika 2019 yılında yaklaşık 9 milyon sağlık turisti ağırlamıştır.

11. Malezya

Malezya, sağlık turizmi sektörünün potansiyelini erken fark ederek bu konuda çeşitli düzenlemeler getiren ve çalışmalar yapan ülkelerden biridir. Doğal ve tarihi güzellikleri, ucuz iş gücü ve İngilizcenin ülkede yaygın şekilde konuşulması gibi faktörlerden ötürü Malezya, sağlık turizminde öncü ülkelerden biri haline gelmiştir.

Malezya Sağlık Sistemi

Malezya, sağlık hizmetlerinin sunumunda hem kamu hem de özel kuruluşların yer aldığı hibrit bir yapı kullanmaktadır. Kamu sektörünün sağlık hizmetleri Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülürken, bakanlığın özel sektör üzerindeki yaptırım gücü çok daha azdır. Bu şekilde Malezya, kamu sağlık sektörünü vergilerle finanse ederken, özel sektör de bir yandan hızla büyümektedir.

Malezya, bölgenin en iyi sağlık hizmeti veren ülkelerinin başında gelmektedir. Yabancı tıp uzmanlara ülkede sağladığı serbest dolaşım izinleri, ilaç, gıda ve tedavi yöntemlerini sürekli denetleyen yapıları ile iyi işleyen bir sağlık sistemi kurmuştur. Ayrıca sosyal güvenlik politikaları ile refah seviyesi düşük vatandaşına tamamen ücretsiz sağlık hizmeti sunmaktadır.

Malezya Sağlık Turizmi

1998 yılında yaşanan Asya Mali Krizi sonrasında Malezya, ülkeye yeni gelir kapıları oluşturmak adına turizm sektörlerini çeşitlendirmeye çalışmış ve özellikle sağlık turizmi çalışmalarına büyük ölçüde önem vermiştir.

Malezya, 2000’li yılların başından itibaren kalkınma planları ile özellikle turizm alanında önemli atılımlar yapmışlardır. Sağlık turizmi için yapılan yasal düzenlemeler ise yine bu yıllardan itibaren başlamıştır. Bu noktada Malezya, çevreyi ve kültürel mirası korumak için çeşitli adımlar atmış ve turizm sektörünün çeşitliliğini artırarak yat turizmi ve kruvaziyer turizmi gibi özel hizmetler üzerine çalışmalar yapmıştır. Bunların yanında pazarlama ve tanıtım faaliyetlerini destekleyerek daha çok sağlık turistine ulaşmayı hedeflemiştir.

Malezya’nın sağlık turizmindeki en büyük avantajlarından biri de pek çok ülke vatandaşının İngilizce bilmesidir. Ayrıca Malezya turistik ve sağlık personellerine sektörel eğitimler vererek sağlık turistlerinin yaşayacağı tecrübeyi iyileştirmeyi amaçlamıştır.

Malezya’nın “müslüman ülke” imajı sağlamış olması ve ülke çapında “helal gıda sertifikaları” programları uygulaması, Orta Doğu ülkeleri, Bangladeş, Endonezya ve Brunei gibi ülkelerden sağlık turisti çekmesine olanak sağlamıştır.

Bunların yanında Malezya, reklam ve tanıtım faaliyetlerinde özel sektöre ciddi destekler sağlamaktadır. Ayrıca sağlık turistlerine uygulanan vize uygulamalarında sağladığı kolaylıklar ile ilgi çekmeyi başarmıştır.

Malezya tüm bunlara ek olarak hala sağlık turizmi çeşitli eylem planları oluşturuyor ve zamanla bunları uyguluyor. Diğer ülkelere göre erken fark ettikleri bu potansiyeli sonuna kadar kullanmakta kararlılar. Bu çalışmalar sayesinde Malezya 2019 yılında 1.22 milyon sağlık turisti ağırlamış ve yaklaşık 400 milyon dolar gelir elde etmiştir.

12. Brezilya

Brezilya, eşsiz konumu, kültürel ve tarihi mirası ve turistik olanakları ile Amerika kıtasında sıkça ziyaret edilen bir sağlık turizmi destinasyonudur. Özellikle plastik ve estetik cerrahi alanında adını duyurmuştur ve her yıl bu tedavileri olmak isteyen sağlık turistlerini ağırlamaktadır.

Brezilya Sağlık Sistemi

Brezilya, sağlık sistemindeki en önemli atılımları 1980’lerin başında yapmıştır. Bu tarihlerde kurulan SUS(Birleşik Sağlık Sistemi) sağlık hizmetlerini yeniden tasarlamış ve şu 3 ilkeyi Brezilya sağlık sistemine kazandırmıştır:

  • Sağlık evrensel bir haktır, bundan dolayı herkes erişebilmelidir.
  • Sağlık sisteminin sorumluluğu hükümet, eyaletler ve belediyeler arasında paylaştırılmalıdır.
  • Kurulacak sağlık konseyleri aracılığı ile sağlık politikalarının geliştirilmesine ve izlenmesine toplumun katılımı sağlanmalıdır.

Bu 3 ilke sayesinde, Brezilya sağlık sistemi adeta çağ atlamıştır.

Brezilya sağlık sistemi katkı payları ve vergilerle finanse edildiğinden, tüm vatandaşlar birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinden faydalanabilmektedirler. Nüfusun yaklaşık yüzde 75’inin sağlık hizmetlerini kamu kuruluşlarından aldığı belirtilmektedir. Geriye kalan yüzde 25’lik kısım ise sağlık hizmetlerini çeşitli sebeplerden ötürü özel sağlık kuruluşlarından almaktadırlar. Bunun temel sebeplerinden bir tanesi de ülkenin orta ve orta üst kesiminde bulunan insan sayısının yaşadığı artıştır.

Brezilya aynı zamanda ulusal bir akreditasyon programı olan ülkelerden biridir. 1999 yılında kurulan Ulusal Akreditasyon Kuruluşu ülke çapında akreditasyon çalışmaları yapmaktadır. Bunun yanında Brezilya, yanlış tedavileri ve yanlış ilaç uygulamalarını takip eden bir programa da sahiptir. Bu sayede ulusal bazda kişilerin tedavileri ve ilaçları sürekli denetlenmektedir.

Brezilya Sağlık Turizmi

Brezilya, konumunda ötürü Amerika kıtasındaki insanlar tarafından sağlık turizmi için sıkça tercih edilmektedir. Sağlık turistlerinin en çok tercih ettiği tedaviler ise estetik, plastik cerrahi ve diş tedavileridir. 2018 yılında, Brezilya’da toplam 1.4 milyondan fazla estetik ve plastik cerrahi işlemi gerçekleştirilmiştir. Bundan dolayı Brezilya, dünyanın plastik ve estetik cerrahi başkenti olarak anılmaktadır.

Brezilya’nın sağlık turizmi sektöründe yaptığı en önemli atılım Pernambuco eyaletinde kurduğu sağlık bölgesidir. Bölgeye yapılan yatırımlara rağmen başkent Sao Paulo, bölgede bulunan 100’den fazla hastane, laboratuvarlar ve kaplıca merkezleri ile Brezilya sağlık turizmi endüstrisinin merkezidir.

Brezilya’nın bir diğer hamlesi ise altyapı çalışmalarıdır. Hükümet devamlı olarak, havaalanlarını yolları, otelleri yenilemektedir. Bunun yanında otel ve sağlık kuruluşu çalışanlarına sürekli olarak eğitimler verilmektedir.

Tüm bu çalışmalara rağmen Brezilya, çevresinde bulunan diğer ülkelere göre sağlık turizmi açısından durgun bir yapıdadır. Bu durumun başlıca sebepleri ise sağlık ve turizm altyapılarının birbirleri ile uyum içerisinde çalışamaması, yabancı dil eksikliği ve yasal düzenlemelerin yetersizliğidir.

Bu sonuçlara bakarak Brezilya’nın, sağlık turizminin potansiyelini henüz keşfedemediğini ve turizm kadar önem verdiğini gözlemliyoruz.

LEAVE REPLY

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.